|
|
#1 |
|
Junior Member
Join Date: Jan 2011
Posts: 4
|
HUMKta düzenlenmemiş konu ve kurumlar şunlardır
- Çekişmesiz yargı - Yargı örgütü - İş bölümü itirazı - Tebligat - İstinabe(bazı maddelerde özel olarak) - Asli müdahale - Mahkeme önünde sulh - Tespit davaları (iik da düzenlenmiş) - Terditli dava - Usuli kazanılmış hak (içtihatlarda) - Değişiklik davası - Tanıma ve tenfiz (möhuk ta) - İhtiyadi haciz (iikda) - Hakemlerin çekinmesi (reddi var çekinmesi yok) Çekişmeli yargı kararları açıklayıcıdır ve resen araştırma ilkesi uygulanmaz. Çekişmesiz yargı kararları ise inşai nitelik taşır ve resen araştırma ilkesi uygulanır. Subjektif hak, ihtilaf ve husumet yoktur. Çekişmeli yargı işleri kamu düzenine ilişkin değilken çekişmesiz yargı işleri kamu düzenine ilişkindir. Ancak mirasın reddinin tescili, veraset ilamı, yaş tashihi davaları istisnadır. Bu hususlarda bütün Türkiye mahkemeleri görevlidir. Maddi hukuk ve ispat hukuku uygulanırken uyuşmazlığın doğduğu yer hukuku, usul hukuku kuralları uygulanırken hakimin kendi hukuku uygulanır. Medeni usul hukukunda derhal uygulama ilkesi vardır. Yargı yolu itirazı idari yargı yerlerinde dilekçe ve savunma evresi tamamlanmadan önce, ceza mahkemelerinde kanıtların ikamesi başlamadan önce, hukuk mahkemelerinde en geç birinci oturumda yapılmalıdır. İş mahkemelerinde kanun yoluna başvurma süresi tefhim tarihinden itibaren 8 gündür. Yani sözlü yargılama usulü uygulanır. Kanıtlar yargılama bitinceye kadar ileri sürülebilir. Mahkeme ilk oturumda tarafları sulha teşvik eder. İŞ KAN da açıklık bulunmadığında HUMK uygulanır. Kadastro mahkemesinin görevi her taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği tarihte başlar Yargıtay hukuk ve ceza genel kurullarının direnme kararlarına karşı inceleme yapıp karar vermek ve içtihadı birleştirme kararı vermek gibi görevleri vardır. Yargıtay hukuk ve ceza genel kurulları ile daireler arasındaki uyuşmazlıkları yargıtay büyük genel kurulu çözer. Yargıcın reddi ilk itiraz sebebidir, ilk oturumda ileri sürülmesi gerekir daha sonra öğrenilmişse öğrenmeden itibaren yapılan ilk oturumda ileri sürülmesi gerekir. Her halde en geç hüküm verilinceye kadar istenebilir. Reddedilen yargıç; red istemi zamanında yapılmamışsa, nedeni gösterilmemişse davayı uzatmak amacıyla yapıldığı anlaşılıyorsa red istemini inceleyecek merciye talebi göndermeden kendisi talebin reddi kararını verebilir. HUMKta kanun yollarına başvurma süresi tebliğ veya tefhim tarihinde itibaren 15 gündür. Yargıca karşı sorumluluk davası açılabilmesi için vekaletnamede açık yetki bulunması gerekir. Yargıca karşı açılacak sorumluluk davası 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Hukuksal yardım (istinabe) yabancı mahkemelerden de istenebilir. Görev: Davanın konusunun değeri tespit edilirken faiz, icra inkar tazminatı ve giderler ilave edilmez. Davacı dilekçede dava konusunun değerini dilekçede belirtmemişse hakim belirtmesi için süre verir ya da bilirkişiye tespit ettirebilir. Bir davada birden fazla bilirkişi raporu düzenlenmiş ve birbiri ile çelişiyorsa hakim 3. bir bilirkişiye gitmek zorundadır. Dava açıldıktan sonra müddeabbihte artma ve azalmalar mahkemenin görevini değiştirmez. Dava konusunun birden fazla olması durumunda görevli mahkeme değerlerin toplamı dikkate alınarak tespit edilir. Terditli davada görevin tespitinde genel kural istemlerden hangisinin değeri fazla ise o dikkate alınır. (bu konuda tartışma vardır.) Seçimlik davalarda seçim yetkisinin borçlu ya da alacaklıda olması görevli mahkemenin tespit edilişini değiştirebilir. - Seçim yetkisi alacaklıda ise zaten talebi alacaklı kesin olarak kendisi seçeceği için görevli mahkeme tespitinde sorun olmaz. - Seçim yetkisi borçluda ise seçimlik haklardan hangisin değeri fazla ise ona göre ya da haklardan biri para ise paranın miktarına göre görevli mahkeme tespit edilir. Kısmi davada görevli mahkeme; alacak son kısım ise son kısmın değerine göre, alacak son kısım değilse tamamının çekişmeli olup olmamasına göre tespit yapılır. Faiz alacağı saklı tutulmasa bile ayrı dava ile istenebilir. Karşı davada görevli mahkemenin tespitinde asıl dava ile karşı davanın hangisin değeri fazla ise o baz alınır. İrtifak haklarıyla ilgili davalarda lehine irtifak kurulanın yararı ile yararlanılan taşınmazın zararından hangisi fazla ise görevli mahkeme o değere göre tespit edilir. Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu davalar; Doğrudan sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu davalar; - Değere bakılmaksızın kira sözleşmesine dayanan her türlü tahliye, sözleşmenin feshi veya tespit davalarında - Paylaştırma ve ortaklığın giderilmesi davaları - Salt zilyetliğin korunmasına ilişkin davalar - Mirasçılık belgesi için açılan dava, mirasın reddinin tescili - Vesayet hukukundan doğan davalar - Kat mülkiyetinden doğan davalar. Doğrudan asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu davalar; - İflas hukukuna ilişkin dava ve işler - Kamulaştırma davaları - Vakıf davaları - Aile mahkemesinin görev alanına giren konular dışındaki yabancı mahkeme kararlarını tanıma ve tenfizi - Kural olarak kişi haklarının korunmasına ilişkin davalar Görev kamu düzenine ilişkindir. Her aşamada itiraz yoluyla ya da resen incelenebilir. Kanun yolunda da resen incelenir. Ancak bir üst mahkemenin hiç itiraz olmadan sonuçlandırdığı dava sırf bu yüzden bozulamaz kaldırılamaz. Görevsizlik kararı duruşma yapılmadan da verilir. Ancak duruşma yapılmadan bu kararı vermek için davalıya tebligatın çıkarılması gerekmektedir. Görevli mahkeme gösterilir. Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde dosya görevli mahkemeye götürülmelidir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. Görevsizlik kararına yasa yoluna gidilip gidilemeyeceği esas hükme karşı yasa yolunun açık olup olmadığına bakarak tespit edilir. Bir kişiye karşı birden fazla talepte bulunulmuşsa objektif dava birleşmesi, bir dava birden fazla kişiye açılmışsa sübjektif dava birleşmesi olur. Yetki Kural olarak her davada yasada aksine bir hüküm bulunmadıkça davalının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Davalılar birden fazla ise her bir davalının ikametgahından birinde davacı davayı açabilir. Ortak yetkiyi taşıyan mahkeme varsa dava orada açılır. Özel yetki kuralları - Davanın açıldığı tarihte davalı veya vekili orada olmak koşuluyla sözleşmenin kurulduğu yer mahkemesi - Sözleşmenin ifa yeri mahkemesi - Malın bulunduğu yer mahkemesi; miras nedeniyle istihkak davası mutlaka murisin son yerleşim yeri mahkemesi/ Terekeden bir mal hakkında istihkak davası, terekenin tahrir ve tesbiti zamanında mal nerede bulunur ise orada dahi ikame olunabilir. - Türkiyede yerleşim yeri olmayan Türk vatandaşlarının kişisel durumlarına ilişkin davalarda özel yetkili mahkeme ilgilinin Türkiyede sakin olduğu yer mahkemesi ilgili Türkiyede sakin değilse son yerleşim yeri mahkemesi o da bulunamadığı takdirde Ankara, İzmir, İstanbul mahkemeleri yetkilidir. - Türkiyede yerleşim yeri olmayan yabancıların kişisel durumları ile ilgili davalara da özel yetki kuralı sakin olduğu mahkeme ya da mallarının bulunduğu yer mahkemesinin yetkili olmasıdır. - Haksız filin işlendiği yer mahkemesinin yetkisi - Geçici olarak bulunulan yerin mahkemesinin yetkisi (öğrenci, memur) - Yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan yer mahkemesinin yetkisi - Yetkisiz bir mahkemenin yetkisine itiraz edilmemesi nedeniyle yetki kazanması durumu Kamu düzenine ilişkin ve kesin olan yetki kuralları; - Taşınmaz malın kendisine (aynına) veya taşınmaz üzerindeki bir hakka (zilyetlik gibi) ilişkin davalarda taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi - Murisin son yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu durumular (terekenin taksimi davası, terekenin kısmen butlan ve feshine ilişkin davalar, terekenin yönetimine ilişkin davalar, ölüme bağlı tasarruffun tenkisi ve iptali davası, miras nedeniyle istihkak davası) - İflas davalarında borçlunun işlem merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi Kamu düzenine ilişkin ama kesin olmayan yetki kuralları; Genel olarak söylemek gerekirse bu tür davalarda birden fazla mahkeme yetkilidir ;ancak kesin yetki gibi yetki sözleşmesi yağılamaz. Yetkisizlik iddiası davanın her aşamasında ileri sürülebilir. - Boşanma davaları (Yargıtaya göre ise kamu düzenine de ilişkin değildir.) - İş davaları (2 tane yetkili mahkeme vardır. İşin yapıldığı yer ve işyerinin bulunduğu yer) - Soy bağına ilişkin davalar (2 yetkili mahkeme vardır. Taraflardan birinin dava sırasındaki ya da doğum sırasındaki yerleşim yeri mahkemesi) Yeki sözleşmesi ile yetkili olmayan bir mahkeme yetkili, yetkili olan bir mahkeme de yetkisiz hale sokulabilir. Ancak bunun için kamu düzenine ilişkin olmayan bir konuda yazılı bir anlaşma yapılmalı ve yetkili mahkeme açıkça belli edilmelidir Yetkisizlik kararı hukuksal niteliği bakımından son nihai bir karardır. Yetkisizlik kararında yetkili mahkeme gösterilir. Kararın kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde dosya yetkili mahkemeye götürülmelidir. Aksi takdirde dava açılmamış sayılır. 10 gün içinde yetkili mahkemeye götürülürse bu dava yetkisiz mahkemede görülmüş olan davanın devamı niteliğindedir. Tarafların yaptığı işlemler geçerlidir. Ancak yetkisiz mahkemenin yaptığı işlemler bağlayıcı değildir. Mesela ikrar, taraf yemini davadan feragat, delillerin hasrı bağlayıcıdır. Mahkemenin verdiği ara karar bağlayıcı değildir. İş bölümü itirazı ilk itirazdır süresi içinde ileri sürülmezse mahkeme davayı sonuçlandırır. Bu temyizde bozma nedeni olarak da ileri sürülemez. İş bölümü itirazı kabul edilirse gönderme kararı verilir. *gönderme kararı son nihai bir karar olmasına rağmen temyiz edilemez. Götürüldüğünde sırf bu nedenle bozulamaz. Davacı veya davalı gönderme kararından dolayı yargılama giderlerine mahkum edilemez* gönderilen mahkeme davaya bakmak zorundadır. Yetkisizlik kararı duruşma yapılmadan da verilebilir. Geçici olarak oturulan yer mahkemesi ; alacak ve menkul mal davalarında yetkilidir. Gayrimenkul davaları ile aile ve kişiler hukukuna ilişkin davalar geçici oturulan yer mahkemesinde açılamaz. Usul işlemleri Bir davanın açılması ve bu davada defi ve itiraz da bulunulması yasa yoluna başvurulması kayıt ve şarta bağlanamaz. Davanın çözümüne ilişkin olmayan açıklamalar usul işlemi sayılmaz. Hem yazılı hem de sözlü olarak yapılan usul işlemleri ıslah ikrar feragat kabul dür. Hakim çekinme kararı vermiş ve o yerde aynı nitelikte başka bir mahkeme yoksa hangi mahkemenin davaya bakacağını BAM belirler. Çekinme nedeni olmadan hakimin çekinmesini istemek hakimin reddi olarak anlaşılır. Hakimin reddi talebinden feragat mümkün değildir. Ret sebepleri ile ilgili yemin teklif edilemez. Hakemin reddi hakkında ret nedeninin haklılığına ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesi üzerine, ret nedeninin doğduğu tarihten itibaren reddedilen yargıçça yapılan ve yargıcın reddi isteminde bulunan tarafça itiraz edilen esasa ilişkin tüm işlemler davaya daha sonra bakan yargıç tarafından iptal olunur. Davaya bakmaktan memnu bulunan hakim ancak iki tarafı teşkil edenlerin cümlesinin sarih ve tahriri muvafakatleri ile muhakemede hazır bulunabilir. (Burada davaya bakmak zorunda değildir çekinmeyebilir.) Aksi takdirde memnuiyet sebebinin doğduğu tarihten itibaren yapılan tüm işlemler, kararı veren ilk derece mahkemesi ise bölge adliye mahkemesince, bölge adliye mahkemesi ise yargıtayca iptal olunabilir. Hüküm ve kararlar ise her halde iptal olunur. Hakim masarifi muhakeme ile mahkum edilebilir. Taraflar birden fazla vekil atayabilirler. Tek vekille temsil edilirken bir vekil daha atanması ilk vekilin muvafakatine bağlıdır. Aksi halde ilk vekalet sona erer ve ilk vekil vekalet ücretini tam alır. Islah Tamamen ıslahı sadece davacı yapar. Davalı kısmı islah yapabilir. Islah sadece bir kere yapılabilir. Davacı tarafından tam ıslah yapıldığında davalının vermiş olduğu cevap lahiyası da geçerli olmak üzere bütün usuli işlemler geçersiz olur. Islah ile Taraf değiştirilemez, 2. tanık listesi verilemez, zamanaşımı defi ileri sürülemez ve ilk itirazlar ileri sürülemez. Islah tahkikat bitinceye kadar yapılır. Islah kanun yollarında yapılamaz. Davacı davasını ıslah ettikten sonra mahkemeye 3 gün içinde dava vermek zorundadır. 3 gün içinde dava açılmadığında da iptal olunur. Davasını tamamen ıslah eden müddei iptal tarihinden itibaren üç ay zarfında yeniden dava ikame eylemezse davasından feragat etmiş addolunur. İstinabe İstinabe yargı çevresi dışında yapılacak işlerde olur keşif de istinabe ile yapılabilir. Masraflar yatırılmalıdır. İstinabe olunan mahkeme davaya bakmak zorundadır.bölge adliye mahkemesinde (BAM) de istinabe yapılabilir. BAM başka bir BAMın yargı çevresindeki mahkemeyi istinabe edebileceği gibi kendi yargı çevresindeki mahkemeye de istinabe edenilir. Keşif de istinabe yolu ile yapılabilir. Masraflar yatırılmalıdır. İstinabe olunan mahkeme bakmak zorundadır. Nayip tayini ise toplu mahkemelerde mahkemenin kendi yargı çevresinde yapılır. Adli tatil Adli tatilde görülebilecek dava ve işler; ihtiyadi tedbir, ihtiyadi haciz, kanıtların saptanması ve bunlara yapılan itirazlar, keşifler, nafaka davaları, nüfus davaları, velayet ve vesayet davaları, hizmet sözleşmesinde doğan davalar, kıymetli evrakın kaybı ile ilgili davalar, iflas ve konkordatoya ilişkin davalar, tüketici davaları her türlü tebligat gibi işlemler dir. Adli tatilde bakılamayan iş ve davalarda ilgili sürelerin sonu adli tatil süresine rastlarsa (adli tatilin son günü hariç) adli tatilin bittiği günden itibaren 7 gün daha uzatılmış sayılır. (bu süre ceza davalarında 3 gündür) Tebligat hukuku Yargıtaya göre faks ve telgrafla tebligat yapılamaz. Tebliğ yapılması caiz olan kişi davanın hasımları içerisine giriyorsa ona tebligat yapılamaz. İlanen tebligatta tebliğ tarihi; son ilan tarihinden itibaren 7 gün sonra yapılmış sayılır. Avukatla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır asıla yapılan tebligat usulsüzdür. Dava ehliyeti Dava ehliyeti olmayan kişiye dava açılırsa veya bu kişiler dava açarlarsa açılan dava, dava koşulu yokluğundan hemen reddedilmez. Yasal temsilcisine davaya icazet vermesi için süre verilir. Dava, dava ehliyeti olmayan davalıya karşı açılırsa, yine hemen dava koşulu eksikliği nedeniyle reddedilmez. Diğer tarafa davayı yasal temsilciye karşı sürdürmesi için süre verilir. Bir kaç istisna dışında türk hukukunda tarafların kendilerini vekille temsil ettirme zorunlulukları yoktur. Bazı istisnalar dışında sadece baroya kayıtlı avukatlar davaya vekalet edebilir. Mesela kadastro mahkemelerinin görev alanına giren davalarda davada çıkarları birbirine karşıt olmamak koşuluyla eşler birbirini vekil atayabilirler. Kendisine genel dava vekaletnamesi verilmiş vekil müvekkilin rızası olmaksızın dava açamayacağı gibi karşı taraf da, vekili, müvekkilin davasını takibe zorlanamaz. Özel yetkiyi gerektirmeyen işlemler Özel yetkiyi gerektiren işlemler Kısmi ikrar Tam ikrar Yemin teklif etmek Yemini kabul ve veya reddetmek Olağan yasa yollarına başvurmak Olağanüstü yasa yollarına başvurmak Dava açmak Yargıca karşı dava açmak veya anayasa mahkemesine dava açmak Sulh olmak Tahkim sözleşmesi yapmak Davayı kabul etmek Karşı tarafı ibra etmek Haczi kaldırmak Başkasını tevkil etmek Davadan feragat etmek İsticvap Resen araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda isticvap yapılabilir. 1- İsticvap edilen gelmezse gelip de soruları yanıtsız bırakırsa bu ikrar sayılır. *** önemli istisna 2- İsticvaba tarafların istemi ile gidilebileceği gibi resen de karar verilebilir. Kişi kendi isticvabını dahi isteyebilir. 3- İsticvap mutlaka mahkemede yapılır mahkeme dışı isticvap olmaz. 4- Vekil hiç bir şekilde müvekkil adına yemin edemez isticvap edilemez. Ancak vekil hazır bulunabilir. İsticvap olunacak kişi kısıtlı veya 16 yaşından küçükse yargıcın taktirine göre kendisi veya yasal temsilcisi isticvap olunur. Tüzel kişilerde ise tüzel kişinin temsilcisi isticvap olunur. 5- İsticvap sırasında yemin verdirilmez. 6- İsticvap yazılı delil başlangıdır. 7- İstinabe yoluyla isticvap olur. İç ilişkide vekâlet görevi, çekilmenin müvekkile ulaşmasından itibaren 15 günlük sürenin bitiminde sona erer. Davada sıfat (husumet) davanın esasına girdikten sonra incelenir ve davanın esasında karar alınır o yüzden sıfat yokluğu olmadığında dava usulden değil esastan reddedilir. Bu yüzden husumet bir dava koşulu değildir. Dava Genel dava koşulları mahkemeye ve taraflara ilişkin olarak ikiye ayrılır. İlk önce mahkemeye ilişkin olanlar göze alınır. Mahkemeye ilişkin dava koşulları; 1- Yargı hakkı 2- Yargı yolu 3- Görev 4- Kamu düzenine ilişkin yetki durumları Taraflara ilişkin dava koşulları; 1- Taraf ehliyeti 2- Dava ehliyeti 3- Davaya vekâlet ehliyeti, geçerli bir vekaletname 4- Davada iki tarafın bulunması 5- Teminat gösterilmesi (MÖHUK) Dava konusuna ilişkin dava koşulları 1- Hukuksal yarar 2- Kesin hüküm bulunmaması Özel dava koşulları da vardır; ihtar çekilmesi , bekleme süresinin beklenmesi, ödemeden acz belgesinin olması, güvence gösterilmesi gibi. Esasa ilişkin son karar hükümdür. usule ilişkin son karar hüküm değildir. Davanın reddi bir hüküm değildir Ölmüş bir kişiye dava açılması durumunda yargıtaya göre davanın taraf ehliyeti yönünden reddi gerekir. Dava açılmasının maddi hukuka ilişkin sonuçları; - Zamanaşımının kesilmesi - Hak düşürücü sürenin korunması - Bazı kişi varlığı haklarının malvarlığı hakkına dönüşmesi - Davalının temerrüde düşmesi - İyi niyetin ortadan kalkması Dava açılmasının usul hukukuna ilişkin sonuçları; mahkeme dava açılmasıyla inceleme yapmak ve karar vermek zorundadır dava açılmasıyla tarafların tasarruf ehliyeti kısıtlanmaz. dava koşulları davanın açıldığı tarihe göre belirlenir. Davanın açılmasıyla derdestlik durumu doğar Davacı davalının izni olmadan davasını geri alamaz. Yargıtay taraflara usulüne uygun tebligat yapılmadıkça hüküm verilemeyeceği kanısındadır. Mahkemeden istenen hukuksal korumaya (niteliğine) göre davalar 1- Edim davaları 2- Tespit davaları 3- Yenilik doğurucu davalar Talep sonucuna niceliğine göre davalar; 1- Objektif dava birleşmesi 2- Basamaklı (terditli) davalar 3- Seçimlik davalar 4- Kısmi dava 5- Yarışan nedenli (mütelahik) davalar Hukuksal nedenlerin dava dilekçesinde gösterilmesi bir eksiklik değildir. Zorunlu öğeler 1- Mahkemenin adı 2- Tarafların ad soyadları 3- Dava konusu 4- Davanın nedenleri 5- Kanıtlar 6- Asıl istem 7- İmza Zorunlu öğelerin eksikliğinin hukuksal sonucu - eksiklik bulunduğunda bu durum davalı için ilk itiraz sebebidir. İsteğe bağlı öğeler 1- Hukuksal nedenler 2- Kanıtlar İsteğe bağlı öğelerin eksik olmasının hukuksal sonuucu karşı tarafa hiçbir hak verilmez Dava kural olarak dava dilekçesinin esas defterine kaydı tarihinde açılmış sayılır. Bütün işlemler aynı gün yapılmışsa sorun yoktur. Ancak işlemlerin hepsi aynı gün yapılmamışsa davanın açılma tarihi davanın harca tabi olup olmamasına göre değişir. Harca tabi davalarda davanın açıldığı tarih harcın yatırıldığı zamandır. Harca tabi olmayan davalarda ise yargıcın dilekçeyi havale ettiği tarihte dava açılmış olur. Başka tarihte getirildiği kalemce ispat edilirse dava o tarihte açılır. Davadan feragat ile davayı geri almayı birbirine karıştırmamak gerekir. Davadan feragat tek başına yapılırken davayı geri almada karşı tarafın izni gerekir ve sonuçları farklıdır. Taraflardan birinin teklif ettiği yemin usuli müktesep hak sayıldığından geri alınamaz Dava açıldıktan sonra davayı genişletme ve değiştirme yasağı başlar. Bu nedenle davalının izni olmadan asıl istemin sonucunu artıramaz, yeni istemler ekleyemez, yeni vakıalar ileri süremez. Davayı değiştirme yasağı kapsamına girmeyen konular; - Asıl istemin daraltılması - Dava dilekçesinde belirtilen hususların kanıtları - Hukuksal nedenlerin değiştirilmesi - Asıl olaya zımnen dahil olan olayların ileri sürülmesi Davayı değiştirme ve genişletme yasağının istisnaları ise; 1- ıslah 2- davalının rızası 3- dava konusunun temliki 4- davadan feragattir. İstem sonucuna faiz talebinin eklenmesi davanın değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağına girer. Davayı genişletme yasağı dilekçenin mahkemeye verilmesinde itibaren başlarken, savunmayı genişletme yasağı dilekçenin davacıya tebliğ edilmesinden sonra başlar. Savunmayın genişletme yasağının istisnaları: 1) davalının rızası 2) ıslah 3) kabul 4) müddeabbihin temliki Davalının dava dilekçesine cevap vermemesi davacını ileri sürdüğü olayları ve davayı inkar ettiği anlamına gelir. Özel (maddi) hukuka dayanan savunma nedenleri; - İtiraz - Defi dir . Özel hukuk yargısına (usul hukuka) ilişkin savunma nedenleri - Dava koşulları - İlk itirazlar A) Güvence gösterilmesi istemi (HUMKtaki) B) Yetki itirazı C) Derdestlik itirazı D) Davaların birleştirilmesi itirazı E) Dava dilekçesinin eksikliği itirazı F) Karşı davanın kabule şayan olmadığı itirazı G) İş bölümü itirazı Derdestlik itirazı ile kesin hüküm itirazını birbirine karıştırmamak gerekir. Kesin hüküm itiraz bir ilk itiraz değildir. Dava dilekçesine yanıt dilekçesi verildikten sonra artık yeni bir ilk itiraz ileri sürülemez. Davaya yanıt süresi ; - Yazılı yargılama usulünde 10 gün (4353 sayılı yasaya tbi kamu kurumlarında 30 gün) - Seri yargılama usulünde 7 gün - Basit yargılama usulünde ve sözlü yargılama usulünde ilk oturuma kadardır. İnşai dava sonunda verilen kararlar kural olarak ileriye yöneliktir. Ancak geriye yönelik de olabildiği durumlar vardır. Aşnin kararlarının iptali geriye yöneliktir. Eski hale getirme Bir davada birden fazla eski hale getirme talebinde bulunulamaz. Eski hale getirme süresi engelin ortadan kalkmasından itibaren 10 gündür. Özel hukuk yargısı dışındaki alanlarda kural olarak eski duruma getirme isteminde bulunulamaz. Misal icra hukukunda eski hale iade değil gecikmiş itiraz vardır. Zamanaşımı süresinin kaçırılması durumunda eski hale getirme uygulanamaz Hakem - hakem sözleşmesi tahkim 1- Hakem 3. Kişi olmalıdır. 2- Hakemler hakimin reddine dayanılarak reddedilebilir. 3- Hakem olmak için fiil ehliyetine sahip olunmalıdır. 4- Hakim ve savcılar hakem olamaz. Avukatlar olabilir. Hakem sözleşmesi : taraflar ile hakemler arasında yapılır. Tahkim szöleşmesi: tarafların kendi aralarında yapılır.iki tarafında arzusuna tabi olmayan işler tahkim sözleşmesine konu olamaz. Tarafların uyuşmazlık doğduktan sonra yapmış oldukları sözleşmeye tahkim name denir Tahkimde dava açılma zamanı tarafın kendi hakemini seçip karşı tarafa kendi hakemini seçmesini bildirdiği andır. Altı aylık tahkim süresi de davanın açıldığı tarihten sonra başlamaktadır. Birden fazla hakem varsa ilk toplantının yapılması ile eğer tek hakem varsa ilk usulü işlemi için karar verdiği tarihten itibaren 6 aylık süre başlar. Tahkim sözleşmesinin koşulları: 1- Tahkime elverişli konu olmalıdır. 2- Sözleşme yazılı olmalıdır. 3- Sözleşmede uyuşmazlık açıkça belirtilmelidir. 4- Devlet mahkemelerine giden yol kapatılmalıdır. (mahkemeye gidilirse de bu bir ilk itiraz sebebidir.) Hakem kararları kesinleşmeden icra edilemez. Hakemler kural olarak 6 ay içinde karar verirler. Bu süre içinde karar verilmezse taraflar süreyi uzatabilir. Anlaşamazlarsa sürenin uzatılması mahkemeden istenebilir. 6 aylık süre davanın açıldığı tarihten itibaren değil ilk usuli işlemin yapıldığı tarihte başlar. Bu müddet ancak iki tarafın sarih ve tahriri muvafakatleriyle veya hakimin kararı ile kısaltılıp uzatılabilir. Taraflar hangi maddi hukukun uygulanacağını kararlaştırmışlarsa o maddi hukuk kurallarına göre karar vermek zorundadırlar. Ancak usul hukukunda anlaşsalar da hakemler usul hukuku konusunda seçme serbestisine sahiptirler. Hakemler tanığa bizzat yemin verdiremez. Tanıklıktan çekinenleri dinleyemezler. Hakemlerin ve idari mercilerin görev alanına giren konularda karşılık dava açılamaz. Hakem kararlarına karşı 15 gün içinde temyiz mümkündür. Hakem kararlarına karşı karar düzeltme mümkün değildir ancak yargılamanın iadesi yoluna gidilebilir. Temyiz nedenleri: 1- Tahkim süresi bittikten sonra karar verilmesi 2- Tarafların talep etmediği bir konuda karar verilmiş olması 3- Hakemlerin yetkilerinde olmayan bir konuda karar vermiş olmaları(misal: kendi ücretleri hakkında karar vermeleri) 4- Hakemlerin tarafların her birinin istemi ile ilgili karar vermemiş olmaları. 5- Yargıtay içtihadıyla ise bir neden daha kabul edilmiştir. Hakemlerin tarafların anlaşmış olduğu maddi hukuk kurallarının aksine karar vermiş olmasıdır. Yani hakkaniyete aykırı karar verilmesi durumudur. Yargıtayın bozma kararlarına karşı hakemler direnme kararı veremez. Hakemlerin kararlarına karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilir. Başvuru hakeme değil görevli ve yetkili mahkemeye yapılır. Tenfiz Tenfize konu olabilecek dava: yabancı mahkemece verilen kesinleşmiş bir hukuk davasıdır. Tenfizin geçerlilik koşulları; 1- Karşılıklılık ( tanımada yok) 2- Kararın tür mahkemelerinin münhasır yetkisine girmemesi gerekir. 3- Kararın kamu düzenine aykırı olmaması gerekir. 4- Tenfiz istenen tarafın savunma haklarına uyulmuş olması gerekir. (tanımada yok) 5- Türklerin kişisel durumlarına ilişkin davalarda Türk kanunlar ihtilafı kurallarının uygulanmış olması Tenfiz kararlarının icra kabiliyeti varken tanıma kararlarının icra kabiliyeti yoktur. Tenfiz ve tanımaya ilişkin kararlara karşı kanun yollarına başvurulabilir. Feri müdahale * Feri müdahil asıl tarafın yapabileceği o yapmasa bile tüm usul işlemlerini yapabilir. Maddi hukuk işlemlerini yapamaz. * Çekişmesiz yargıda söz konusu olmaz. (asli müdahale ise olur.) * 3. Kişi bu müdahale türü ile taraf olmaz. Taraf sıfatı kazanmaksızın davayı kazanmakta menfaati olan tarafın yanında davaya katılması durumudur. * Sözlü yargılama bitinceye kadar feri müdahale talebinde bulunulmalıdır. * Mahkeme tarafından verilen karar feri müdahil için kesin hüküm teşkil etmez, çünkü taraf değildir. * Feri müdahil tek başına kanun yoluna başvuramaz; ancak lehine katıldığı kişi kanun yoluna giderse onunla birlikte müdahil de gidebilir. Feri müdahil ancak tarafın iradesine aykırı olmayan usul işlemleri yapabilir. Asli müdahale * Asli Müdahil HUMKta değil kadastro kanununda düzenlenmiştir. * Hem çekişmeli yargıda hem de çekişmesiz yargıda mümkündür. * Asli müdahil taraf olmayan 3. Kişi olmalıdır. Tamamen veya kısmen hak iddia eder. Müdahaleden sonra davanın tarafı olur. * Asli müdahil davanın davacısını veya davalısını şekli mecburi dava arkadaşı olarak gösterir. Ve davasını o şekilde açar. * Asli müdahale durumunda iki dava olur ve bu davalar birbirinden bağımsızdır. Her dava bakımından ayrı ayrı hüküm verilir. * Bu dava sonucunda şekli dava arkadaşlığı söz konusu olduğundan herkes kendi davasını temyiz edebilir. * Hakim asli müdahale davasını incelerken 2 şekilde davranabilir. --> A) her ikisini birlikte yürütebilir B) birini ön sorun yapabilir. Asli ve feri müdahale davanın ihbarı ilk derece mahkemesinde olur. Islah da kanun yolunda yapılamaz. Feri müdahale HUMK ta düzenlenmişken asli müdahale HUMK ta düzenlenmemiş, kadastro kanununda düzenlenmiştir. Davanın ihbarı: davanın taraflarından birinin davanın neticesinde hakkı etkilenecek 3. Kişiye mahkeme veya mahkeme dışı bir vasıta ile ya gelip davada kendisini temsil etmesini veya feri müdahil olarak katılmasını istemesidir. Temsilci olarak katıldığında ihbar eden tarafın yerine geçip, bizzat onun adına işlemleri yapar. Ancak feri müdahil olarak katılsaydı davaya onun yanında katılmış olacağından onun iradesi olmadan hiçbir iradesi olmadan hiçbir işlem yapamaz. Davanın ihbarı daha çok kaybedenin 3. Kişiye rücu imkanının bulunduğu durumlarda olur, Kendisine dava ihbar edilen kişi de bu davayı başka bir kişiye ihbar edebilir. Hüküm kesinleşinceye kadar taraflar davadan feragat, sulh olma ve davayı kabul ile davayı sona erdirilebilir. Her 3 işlem de sözlü olarak yapılabileceği gibi yazılı olarak da yapılabilir. *** davayı kabul veya sulh olma iik m.38 anlamında ilam niteliğinde belgedir. Normal olarak feragat ise değildir. *** Feragat: Kanun yolu aşamasında da feragat mümkündür. Kural olarak bütün davalarda feragat mümkündür. İstisnai olarak; 1- Hakimlere karşı açılan tazminat davalarında (1 yıllık zamanaşımına tabidir.) 2- Ortaklığın giderilmesi davasında 3- İflasa karar verilmesinden sonra iflas davasından 4- Sahtelik iddiası ve davasından feragat edilemez. *** feragatte kabul gibi kısmen yapılabilir.*** Asliye hukuk mahkemesinin görevine giren bir dava sulh hukuk mahkemesinde açılmışsa Kısmi feragat ve kısmi kabul halinde dava konusunun değeri görev sınırının altına düşerse mahkeme görevsizlik kararı veremez. Davaya devam etmek zorundadır. Geri alma durumunda ise görevsizlik kararı vermelidir. Yargıçların görevlerini yaparken yargısal faaliyetleri ike ilgili sorumluluklarındaki yargıç sözünden sadece ilk derece mahkemesi ve BAM hakimleri sorumludur. Yargıtay üyeleri bu kapsamda değildir. Kabul Kabul için mahkemenin onayına da gerek yoktur. Kabulün irade fesadı hallerine dayanılarak iptali mümkündür. Davayı kabul de feragat gibi tek taraflı, açık kesin kayıtsız şartsız bir irade beyanı ile yapılır. Sulh: Feragat ve kabulden farklı olarak şartlı yapılabilir. Şarta bağlı yapılmışsa maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ve ilam niteliğinde belge de sayılmaz çünkü şarta bağlı hüküm verilmez. Mahkeme dışı sulh davayı sona erdirmez. Tasarruf ilkesinin geçerli olduğu davalarda yapılabilir. Özetle Feragatin kabul ve sulhten farkı tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri bir konuda da yapılabilmesidir. Kabulün feragat ve sulhten farkı davalının ilk oturumda davayı kabul ederek kaybetmesi durumunda yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamasıdır. Sulhun kabul ve feragatten farkı ise iki taraflı olması ve şarta bağlı olarak da yapılabilmesidir. Yenileme ve dosyanın açılmamış sayılması Dava devam ederken her iki tarfa da duruşmaya gelmezse dosya işlemden kaldırılır. İşlemden kaldırılan dosya 3 ay daha derdest kalmaya devam eder. Bu süre içinde dava açılmaz ancak yenileme talebinde bulunulur. 3 ay içinde yenileme talebinde de bulunulmazsa dava hiç açılmamış sayılır. İşlemden kaldırılan dosya ilk bir ay içinde açılırsa harç alınmaz 1 aydan sonra açılırsa harç ve yargılama giderleri tekrar alınır. Bir davada dosya en fazla 2 defa işlemden kaldırılabilir ve 2 defa yenilenebilir. 3. Kez olduğundan dava hiç açılmamış sayılır. Yargılama sırasında tespit edilen değerin dava dilekçesinde belirtilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnızca o oturum için yargılamaya devam olunur. Takip eden oturuma kadar noksan değer peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamaz. Tamamlanmazsa dosya işlemden kaldırılır. DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ Aynı mahkemede görülmekte olan davalar, aralarında bağlantı bulunması halinde, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden mahkemece birleştirilebilir. Davalar ayrı mahkemelerde açılmış ise, bağlantı nedeni ile birleştirme talebi ikinci davanın açıldığı mahkeme önünde ilk itiraz olarak ileri sürülebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, ilk itirazın kabulüne ve davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden sonra bununla bağlıdır. Davaların aynı sebepten doğması veya biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde bağlantı var sayılır. Mahkeme, yargılamanın iyi bir şekilde yürütülmesini sağlamak için, birlikte açılmış veya sonradan birleştirilmiş davaların ayrılmasına, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden karar verebilir. Kural olarak kanun yolunda birleştirme olmaz. Örneğin BAM da kural olarak davaların birleştirilmesi talep edilemez. Bunun yanında Bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinde karşılık dava açılamaz, davaya katılma isteminde bulunulamaz, davanın ıslahı ve 45 inci maddenin birinci fıkrası hükmü saklı kalmak üzere davaların birleştirilmesi istenemez, bölge adliye mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar dinlenemez, yeni delillere dayanılamaz. Aynı mahkemede görülmekte olan ve hukuken aralarında bağlantı bulunan davalar resen veya talep üzerine BAM da da birleştirilebilir. Bölge adliye mahkemeleri için yetki sözleşmesi yapılamaz. lk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği hâlde incelenmeden reddedilen veya mücbir bir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir. Ayrıca 2. Mahkemenin vermiş olduğu birleştirme kararına 1. Mahkeme uymak zorundadır. Değişiklik davası: maddi anlamda kesin hükmü ortadan kaldıran bir davadır. TEMİNAT Madde 96 - Bir davada verilecek teminat mahkemenin takdir edeceği 1- nakit veya 2- mahkemece kabul olunacak sehim ve tahvil 3- gayrimenkul rehin 4- muteber bir banka kefaleti veya katibiadilden musaddak senetle kefil iraesi suretiyle yapılır. (kanunda Taşınır rehni yok) ancak İki taraf teminatın nevi ve şeklini mukavelenamelerinde tasrih etmişlerse teminat ona göre tayin olunur SENET Bir davaya ilişkin mahkemece verilen hüküm kesinleştikten sonra ele geçirilen yeni senedin yargılamanın yenilenmesine etki edebilmesi için senedin karar etki edebilecek bir senet olması ve mücbir sebep veya taraf engellemeleri ile ileri sürülememiş olması gerekir. İKRAR Dava evrakında veya hakim huzurunda iki taraftan birinin veya vekilinin sebkeden ikrarı muteberdir. Ve mukir olan taraf aleyhine delil teşkil eder. Maddi bir hatadan neşet ettiği sabit olmadıkça ikrardan rücu olunamaz. Sulh müzakeresi esnasında sebkeden ikrar muteber değildir. Mahkeme haricindeki ikrarı teyit edecek delail ve emare mevcut ise hakim buna binaen hüküm verebilir. İHTİYADİ TEDBİR İhtiyati tedbir kararı dava ikamesinden evvel verilmiş ise tatbik edilmiş olsun olmasın kararın verildiği tarihten itibaren on gün zarfında esas hakkında dava ikamesi lazımdır. Bu müddette müddi davasını ikame eylediğini müsbit evrakı, kararı tatbik eden memura ibrazla dosyaya vaz'i ve kaydettirerek mukabilinde ilmühaber almağa mecburdur. Aksi takdirde ihtiyati tedbir bir güna merasime hacet kalmaksızın kendiliğinden kalkar ve iktizasına göre vazolunan tedbirin fiilen kaldırılması ihtiyati tedbiri tatbik eden daire veya memurdan talep olunabilir. Esas hakkında mahkeme tarafından verilen kararın tefhim veya tebliğ olunmasını müteakip ihtiyaten icra kılınmış olan tedbir RESEN mürtefi olur. Şu kadar ki mahkeme hükmün icrasını temin için işbu tedbirin tayin edeceği müddet zarfında devamına karar verebilir. Maddi anlamda kesin hüküm tarafların bağladığı gibi haleflerini de bağlar. Bu haleflerin kulli ve cuzi olması fark etmez.ikisini de bağlar. İstinaf yoluna hem usule hem de esasa ilişkin son (nihai) kararlara karşı gidilebilir. TEMYİZ İNCELEMESİ VE DURUŞMA Yargıtay temyiz incelemesini dosya üzerinde yapar. Ancak, tüzel kişiliğin feshine veya genel kurul kararlarının iptaline, evlenmenin butlanına veya iptaline, boşanma veya ayrılığa, velâyete, soy bağına ve kısıtlamaya ilişkin davalarla miktar veya değeri on milyar lirayı aşan alacak ve ayın davalarında taraflardan biri temyiz veya cevap dilekçesinde duruşma yapılmasını istemiş ise, Yargıtayca bir gün belli edilerek taraflara usulen çağrı kağıdı gönderilir KANUN YARARINA TEMYİZ İlk derece mahkemelerinin ve bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinin kesin olarak verdikleri kararlarla, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan kararlara karşı, yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğu ileri sürülerek Adalet Bakanlığı veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz yoluna başvurulur. Karar taraflara etki etmez. Ancak bu konuda kesin hüküm ifade eder. Olumsuz görev uyuşmazlığının çıkarılabilmesi yapılacak başvurunun en erken ikinci görevsizlik kararının kesinleşmesiyle olur. Hüküm uyuşmazlığında tarafların ikisinin aynı olması gerekli değildir taraflardan en az birinin aynı olması yeterlidir. Değişiklik davası: maddi anlamda kesin hüküm gücünü kazanmış olan hükümlerin değişen koşullara uygun olarak yeniden gözden geçirilmesini hükmün yeni koşullara uyarlanmasını sağlar. Örnekler: 1- Nafakada maddi durumun değişmesi 2- Çocukla kişisel ilişki konusunda yeni koşullar olması 3- Haksız fiilden dolayı oluşan zararın zamanla daha fazla olabileceği ihtimali üzerine hakimin inceleme yetkisini 2 yıl saklı tutması 4- İrat biçiminde ödenen nafaka ve maddi tazminatın sebebin ortadan kalkması ya da değişmesi MEDENİ USUL HUKUKU ÖZET ÇALIŞMA NOTLAR 12/12 Serbestçe dağıtılıp çoğaltılabilir. Ticari amaçlı web sayfalarında yayınlanamaz. Hatalardan dolayı sorumluluk kabul edilmez. hudaucar1@hotmail.com Deliler, ihtiyadi tedbir ve kanun yolları notlarda eksik olan konulardır.
|
|
|
|
![]() |
| Tags |
| 2not |
| Thread Tools | |
| Display Modes | |
|
|
Powered by vBulletin® Version 3.8.4
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.